Diz Ağrısında Kas Gücü Neden En Az Kıkırdak Kadar Önemlidir?

“Hocam, dizimde kireçlenme var. Kıkırdağım aşınmışken kaslarımı güçlendirmemin ne faydası olacak?”

Diz kireçlenmesiyle başvuran hastalarımızdan zaman zaman bu soruyu duyuyoruz.

Diz ağrısını çoğunlukla kıkırdak aşınmasıyla ilişkilendiriyoruz. Bu nedenle hastalarımızın bir bölümü, kıkırdakta yapısal bir değişiklik varsa egzersizin veya kas güçlendirmenin artık fayda sağlamayacağını düşünüyor.

Oysa diz ekleminin günlük yaşamda nasıl çalıştığını belirleyen tek unsur kıkırdağın durumu değildir.

Kas kuvveti, hareket kontrolü ve ekleme binen yükün dağılımı da dizin fonksiyonunu doğrudan etkiler.

Kıkırdağın mevcut durumunu her zaman değiştiremeyebiliriz. Ancak eklemin nasıl kullanıldığını ve çevresindeki kasların onu ne kadar iyi desteklediğini geliştirebiliriz.

Diz Eklemi Yalnızca Kemik ve Kıkırdaktan Oluşmaz

Diz ekleminin temel görevi, vücut ağırlığını taşırken bacağın kontrollü şekilde bükülmesini ve açılmasını sağlamaktır.

Bu işlevin yerine getirilebilmesi için eklem yüzeylerinin yanı sıra bağların, menisküslerin, tendonların ve çevredeki kasların birlikte çalışması gerekir.

Özellikle quadriceps olarak adlandırdığımız ön uyluk kasları, dizin açılmasında ve yük altında kontrol edilmesinde önemli rol oynar.

Sandalyeden kalkarken, merdiven çıkarken veya yürürken dizimizi hafifçe bükerek vücut ağırlığımızı taşıdığımızda bu kas sistemi aktif olarak çalışır.

Kalça çevresindeki kaslar da pelvisin ve alt ekstremitenin kontrolüne katkıda bulunur.

Dolayısıyla diz ekleminin fonksiyonunu değerlendirirken yalnızca kıkırdağın ne kadar aşındığına değil, eklemi hareket ettiren ve yük altında kontrol eden kas sisteminin durumuna da bakmamız gerekir.

Kaslar Zayıfladığında Diz Neden Daha Fazla Zorlanır?

Kas kuvvetinin azalması, dizin günlük hareketler sırasında kontrol edilmesini güçleştirebilir.

Örneğin quadriceps kası yeterli kuvvet üretemediğinde hasta sandalyeden kalkarken kollarından destek alma ihtiyacı duyabilir.

Merdiven inerken dizini kontrollü şekilde bükmekte zorlanabilir veya yürüyüş sırasında ağrıyan bacağına daha kısa süre yük verebilir.

Bu değişiklikler zaman içerisinde hastanın hareket alışkanlıklarını da etkiler.

Daha az yürümek, merdiven kullanmaktan kaçınmak ve uzun süre oturmayı tercih etmek kas kuvvetinin daha da azalmasına neden olabilir.

Böylece ağrı ve kas zayıflığı birbirini besleyen bir döngü oluşturabilir.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Kasları güçlendirmek, aşınmış kıkırdağı yeniden oluşturmak anlamına gelmez.

Ancak uygun bir kas güçlendirme programı, hastanın hareketleri daha kontrollü gerçekleştirmesine, günlük işlevlerini korumasına ve bazı durumlarda ağrısının azalmasına yardımcı olabilir.

Kalça Kaslarının Diz Ağrısıyla Ne İlgisi Var?

Diz ağrısı yaşayan bir hastada yalnızca diz çevresindeki kasları değerlendirmek yeterli olmayabilir.

Kalça çevresindeki kaslar, özellikle tek bacak üzerinde durma, yürüme ve merdiven kullanma sırasında pelvisin ve bacağın pozisyonunu kontrol etmeye yardımcı olur.

Bu kasların kuvveti ve hareket kontrolü yetersiz olduğunda, bazı hastalarda dizin hareket sırasında içe yönelmesi veya yükün uygun şekilde dağıtılamaması gibi biyomekanik değişiklikler görülebilir.

Bu durum her hastada aynı şekilde ortaya çıkmaz ve tek başına diz ağrısının nedeni olarak kabul edilemez.

Ancak özellikle belirli hareketlerde ortaya çıkan ağrılarda kalça, diz ve ayak bileğinin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Çünkü alt ekstremite, birbirinden bağımsız çalışan eklemlerden değil, birbirinin hareketini etkileyen bir biyomekanik zincirden oluşur.

Ağrı Nedeniyle Hareket Etmemek Kasları Nasıl Etkiler?

Diz ağrısı başladığında hastanın hareket miktarını azaltması anlaşılabilir bir durumdur.

Ancak uzun süreli hareketsizlik, eklemi destekleyen kasların kuvvetini ve dayanıklılığını azaltabilir.

Özellikle ağrının uzun süredir devam ettiği hastalarda, yalnızca kıkırdaktaki değişiklikler değil, kas sistemindeki kuvvet kaybı da günlük yaşamı kısıtlayan önemli bir faktör haline gelebilir.

Hasta başlangıçta yalnızca uzun yürüyüşlerde zorlanırken zamanla sandalyeden kalkmak, merdiven kullanmak veya kısa mesafeleri yürümek gibi temel hareketlerde de güçlük yaşayabilir.

Bu nedenle tedavide yalnızca ağrıyı azaltmayı değil, hastanın hareket kapasitesini ve kas kuvvetini korumayı da hedefleriz.

Dizi korumak, onu tamamen hareketsiz bırakmak anlamına gelmez. Önemli olan, eklemin mevcut durumuna uygun hareketi sürdürebilmektir.

Diz Kireçlenmesinde Her Egzersiz Uygun mudur?

Hayır.

Egzersiz tedavisinde en önemli noktalardan biri, programın hastanın mevcut kapasitesine göre düzenlenmesidir.

Diz kireçlenmesinin evresi, ağrının şiddeti, eklem hareket açıklığı, kas kuvveti ve hastanın günlük aktivite düzeyi egzersiz seçiminde dikkate alınmalıdır.

Örneğin bazı hastalarda başlangıçta düşük yük altında yapılan kas güçlendirme egzersizleri tercih edilebilirken, başka bir hastada oturup kalkma veya basamak çıkma gibi fonksiyonel hareketler programa eklenebilir.

Egzersizin türü kadar yükü, tekrar sayısı ve ilerleme hızı da önemlidir.

Hastanın mevcut kapasitesini aşan bir program ağrıyı artırabilir. Buna karşılık aşırı korumacı bir yaklaşımla hareketin sürekli kısıtlanması da kas kuvvetinin gelişmesini engelleyebilir.

Bu nedenle hedefimiz hastayı ağrıya rağmen zorlamak değil, tolere edebileceği yükü kontrollü biçimde artırarak fonksiyonel kapasitesini geliştirmektir.

Kas Güçlendirmek Protez İhtiyacını Ortadan Kaldırır mı?

Kas güçlendirme, diz kireçlenmesinin tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Ancak her hastada protez ihtiyacını ortadan kaldıracağını söylemek doğru değildir.

İleri evre eklem hastalığında belirgin yapısal değişiklikler, ciddi hareket kısıtlılığı ve günlük yaşamı etkileyen sürekli ağrı varsa yalnızca egzersiz yeterli olmayabilir.

Bununla birlikte cerrahi tedavi gerektiren hastalarda da kas kuvvetinin önemi devam eder.

Ameliyat öncesinde hastanın fiziksel kapasitesinin mümkün olduğunca korunması ve ameliyat sonrasında uygun rehabilitasyonun uygulanması, fonksiyonel iyileşme sürecinin önemli parçalarıdır.

Dolayısıyla kas güçlendirme, yalnızca protezden kaçınmak için başvurulan bir yöntem değildir.

Hangi tedavi seçilirse seçilsin, hastanın hareket kapasitesini korumak ve geliştirmek için değerlendirilmesi gereken temel unsurlardan biridir.

Sonuç

Diz kireçlenmesinde kıkırdağın durumu önemlidir. Ancak hastanın ne kadar rahat yürüyebildiğini, merdiven kullanabildiğini veya sandalyeden kalkabildiğini belirleyen tek faktör değildir.

Kas kuvveti, eklem hareket açıklığı ve hareket kontrolü de günlük yaşamın sürdürülebilmesinde önemli rol oynar.

Bu nedenle diz ağrısını değerlendirirken yalnızca görüntüleme sonuçlarına odaklanmak yerine hastanın kas sistemini ve fonksiyonel kapasitesini de incelemek gerekir.

Kıkırdağın durumunu bilmek bize eklemin yapısı hakkında bilgi verir. Kas kuvvetini ve hareket kapasitesini değerlendirmek ise hastanın o eklemi günlük yaşamda nasıl kullandığını anlamamızı sağlar.

Sevginizi paylaşın