
“Hocam, yürürken çok ağrım yok ama çorabımı giymek için eğildiğimde kalçam zorlanıyor. Ayakkabımı bağlamak da eskisi kadar kolay değil.”
Kalça şikâyetiyle başvuran hastalarımızdan zaman zaman bu tür ifadeler duyuyoruz.
Kalça eklemindeki bir problemi çoğunlukla yürürken hissedilen ağrıyla ilişkilendiriyoruz. Oysa bazı hastalarda ilk dikkat çeken değişiklik, yürüme mesafesinin azalması değil; çorap giymek, ayakkabı bağlamak veya arabaya binmek gibi günlük hareketlerin zorlaşması olabiliyor.
Bunun nedeni, bu hareketlerin kalça ekleminden yalnızca kuvvet değil, belirli bir hareket açıklığı da gerektirmesidir.
Kalça sağlığını değerlendirirken hastanın ne kadar yürüyebildiği kadar, günlük hareketlerini nasıl gerçekleştirdiği de önemlidir.
Çorap Giymek Kalça Ekleminden Ne İster?
Çorap giymek basit bir günlük hareket gibi görünse de kalça ekleminin farklı yönlerde hareket etmesini gerektirir.
Örneğin otururken ayağımızı karşı dizimizin üzerine koyduğumuzda kalçamızı büker, yana açar ve dışa doğru döndürürüz.
Ayağımıza doğru eğildiğimizde ise kalçanın bükülme hareketine bel ve gövde hareketleri de eşlik eder.
Sağlıklı bir kalça eklemi, bu hareketlerin günlük yaşam için gerekli açıklıkta ve kontrollü biçimde yapılmasına olanak sağlar.
Ancak eklemde hareket kısıtlılığı geliştiğinde hasta ayağına ulaşmakta zorlanabilir. Bu durumda gövdesini daha fazla öne eğebilir, belini zorlayabilir veya bacağını eliyle kaldırmak zorunda kalabilir.
Dolayısıyla çorap giyerken yaşanan zorluk, yalnızca esneklik eksikliğinden kaynaklanmayabilir.
Kalça Hareketleri Neden Kısıtlanır?
Kalça hareket açıklığının azalmasının tek bir nedeni yoktur.
Kalça kireçlenmesinde eklem kıkırdağındaki değişikliklere, eklem kapsülündeki sertleşme ve çevre dokulardaki uyum kaybı eşlik edebilir. Bu süreçte bazı hareketler giderek daha kısıtlı hale gelebilir.
Özellikle kalçanın içe dönme ve bükülme hareketlerinde azalma görülebilir.
Ancak hareket kısıtlılığı yalnızca kireçlenmeyle ilişkili değildir.
Kalça sıkışma sendromu olarak bilinen femoroasetabular sıkışma, eklem çevresindeki yumuşak doku problemleri ve farklı yapısal kalça hastalıkları da belirli hareketlerde zorlanmaya neden olabilir.
Bazen ise sorun doğrudan kalça ekleminden değil, bel hareketlerindeki kısıtlılıktan veya kasların yeterli esnekliğe sahip olmamasından kaynaklanır.
Bu nedenle hastanın yalnızca hangi hareketi yapamadığını değil, hareket sırasında ağrının nerede ortaya çıktığını ve hangi yönde kısıtlılık geliştiğini de değerlendiririz.
Ağrı Olmadan da Hareket Kısıtlılığı Olabilir mi?
Evet.
Bazı hastalarda kalça hareket açıklığı azalmasına rağmen belirgin bir ağrı bulunmayabilir.
Hasta günlük yaşamını sürdürebildiği için bu değişikliği önemsemeyebilir. Ancak zaman içerisinde bazı hareketleri farkında olmadan farklı şekillerde yapmaya başlayabilir.
Örneğin çorap giyerken ayağını karşı dizinin üzerine koymak yerine gövdesini daha fazla öne eğebilir. Arabaya binerken bacağını tek başına hareket ettirmek yerine tüm gövdesini döndürerek oturabilir.
Bu hareketler tek başına hastalık belirtisi değildir. Ancak daha önce rahatlıkla yapılan bir hareketin giderek zorlaşması, kalça fonksiyonunda bir değişiklik olduğuna işaret edebilir.
Ağrının az olması, eklem hareketlerinin mutlaka normal olduğu anlamına gelmez.
Kalça Hareketleri Kısıtlandığında Bel ve Diz Nasıl Etkilenir?
Kalça eklemi, gövde ile alt ekstremite arasında önemli bir bağlantı noktasıdır.
Günlük hareketlerde kalçanın yeterli hareket açıklığına sahip olmaması durumunda vücut, eksik kalan hareketi başka bölgelerden karşılamaya çalışabilir.
Örneğin kalçanın bükülmesi kısıtlıysa hasta öne eğilirken bel hareketlerini daha fazla kullanabilir.
Benzer şekilde ayakkabı giymek veya alçak bir koltuğa oturmak gibi hareketlerde dizin ve gövdenin pozisyonu değişebilir.
Bu tür telafi hareketleri her zaman ağrıya neden olmaz. Ancak özellikle uzun süredir devam eden hareket kısıtlılıklarında bel, pelvis ve dizin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Çünkü kalça eklemini yalnızca kendi hareket açıklığıyla değil, bütün hareket zinciri içerisindeki işleviyle ele almak gerekir.
Her Hareket Kısıtlılığında Protez Gerekir mi?
Hayır.
Kalça hareketlerinin kısıtlanması, tek başına protez cerrahisi gerektiği anlamına gelmez.
Tedavi planı oluştururken öncelikle kısıtlılığın nedenini belirleriz.
Hastanın eklem yapısı, hareket açıklığı, kas kuvveti, ağrısı ve günlük yaşamındaki fonksiyon kaybı birlikte değerlendirilir.
Uygun hastalarda hedefli egzersizler, fizik tedavi, kas kuvvetinin artırılması ve hareket alışkanlıklarının düzenlenmesiyle fonksiyonel kapasitenin korunması veya geliştirilmesi mümkün olabilir.
Ancak eklemde ileri düzey yapısal değişiklikler varsa yalnızca egzersizle bütün hareket açıklığının geri kazanılması beklenmemelidir.
Bu nedenle tedavinin amacı ve sınırları, hastalığın nedenine ve evresine göre belirlenmelidir.
Ne Zaman Ortopedik Değerlendirme Gerekir?
Çorap giymek veya ayakkabı bağlamak zaman zaman herkes için zor olabilir. Bu durum tek başına bir kalça hastalığına işaret etmez.
Ancak daha önce rahatlıkla yapabildiğiniz hareketlerde giderek artan bir zorlanma yaşıyorsanız bunun nedenini araştırmak önemlidir.
Özellikle;
- Ayağınızı karşı dizinizin üzerine koymakta zorlanıyorsanız,
- Arabaya girip çıkarken kalçanızda ağrı veya belirgin kısıtlılık hissediyorsanız,
- Kasık bölgenizde belirli hareketlerle ortaya çıkan ağrı varsa,
- Çorap veya ayakkabı giymek için bacağınızı elinizle kaldırmanız gerekiyorsa,
- Kalçanızın hareket açıklığı zaman içerisinde azalıyorsa,
kalça ekleminin yapısal ve fonksiyonel açıdan değerlendirilmesi uygun olabilir.
Buradaki amaç her hareket kısıtlılığını cerrahi bir problem olarak görmek değildir.
Amaç, günlük yaşamda fark edilen değişikliğin nedenini belirlemek ve uygun tedavi seçeneklerini zamanında değerlendirmektir.
Sonuç
Kalça eklemindeki sorunlar her zaman belirgin ağrıyla başlamaz.
Bazen ilk değişiklik, çorabınızı giymek için daha fazla eğilmeniz, ayakkabınızı bağlarken zorlanmanız veya arabaya binerken bacağınızı eskisi kadar rahat hareket ettirememeniz olabilir.
Bu belirtiler tek başına kireçlenme ya da protez gerekliliği anlamına gelmez. Ancak kalçanın hareket açıklığı ve fonksiyonel kapasitesi hakkında önemli ipuçları verebilir.
Kalça sağlığını değerlendirirken yalnızca ne kadar yürüyebildiğinize değil, günlük yaşamınızda eskisi kadar rahat yapamadığınız hareketlere de dikkat etmek gerekir.



